YKS’ye son 100 gün: geriye doğru bir plan

YKS’ye son 100 gün: geriye doğru bir plan

Duvarda üç haftadır aynı program asılı. Renkli, saat saat bölünmüş, pazarlar dahil dokuz saat.

Saat 22.40 ve bugün de o programdaki hiçbir satırı tam yapamadın. Okul, sonra kurs, sonra serviste geçen kırk dakika, sonra yemek — ve masaya oturduğunda önce hangi dersten başlayacağına karar vermeye çalışırken yirmi dakika gitti.

Program fazla iddialı değildi. Yanlış yönde hesaplanmıştı: bugünden ileri doğru, var olmayan saatlerle. Sınavdan geriye doğru, var olan günlerle değil.

Kural: son yüz gün öğrenme değil, unutmama dönemidir

Sıfırdan konu öğrenmek bu yüz günün işi değil. Öğrendiğini sınav sabahına kadar elde tutmak bu yüz günün işi.

Bu ayrım her şeyi değiştiriyor. Öğrenme dönemindeysen ölçü “kaç konu bitti” olur. Elde tutma dönemindeysen ölçü “kapalı kaynak neyi üretebiliyorum” olur ve bunu ölçen tek şey deneme ile boş kâğıt.

Yani plan konu listesinden değil, deneme takviminden başlıyor. Gerisi ayrıntı.

Yüz günü üçe böl

Sınav tarihi ÖSYM’nin takviminde duruyor ve bu yazıyı okurken kaç gün kaldığını zaten biliyorsun. O sayıyı üçe bölüp her parçaya farklı bir iş ver.

Aralık İşin adı Ne yapılıyor
1.–40. gün Boşluk kapatma Haftada bir TYT denemesi, bir AYT denemesi. Konu tekrarı yalnızca denemenin gösterdiği boşluklarda
41.–80. gün Net dönemi Haftada iki deneme, her ikisinin de analizi aynı gün. Yeni konu yok, sadece daha az yanlış
81.–100. gün Şartlanma Deneme, sınavla aynı gün ve aynı saatte. Yeni kaynak açılmıyor. Son üç gün yalnızca hata defteri

Üç aralığın da ortak kuralı tek: hiçbir hafta denemesiz geçmiyor. Konu tekrarını kesmen gerekirse kes, denemeyi kesme. Denemeyi kesince ne bildiğini ölçmeyi bırakıyorsun ve kalan zamanı nereye harcayacağını tahminle seçiyorsun.

Üçüncü aralıktaki “yeni kaynak açılmıyor” satırı en çok çiğnenen satır. Yirmi gün kala yeni bir soru bankası almak, çalışmak gibi hissettiren bir alışveriş. Elindeki kaynağın yanlış yaptığın soruları hâlâ orada duruyor.

Denemeyi teşhis gibi kullan, ödül gibi değil

En yaygın sıralama şu: önce her şeyi bitir, sonra ödül olarak deneme çöz. Tam ters.

Deneme bir teşhistir. Yüz gün kala konulan teşhis, kapatabileceğin boşlukları adlandırır. Aynı teşhis sınavdan bir hafta önce konursa burç yorumundan farkı kalmaz: neyi bilmediğini, artık öğrenemeyeceğin anda söyler.

Analiz protokolü kısa ve tamamı aynı gün yapılır:

  1. Optiği tam süresinde doldur. TYT 120 soru ve 165 dakika; AYT 80 soru ve 180 dakika. Süreyi kısaltarak çözülen deneme, dayanıklılığı ölçmediği için asıl ölçmen gereken şeyi ölçmüyor.
  2. Neti kendin hesapla. Dört yanlış bir doğruyu götürüyor; yani net, doğru sayısından yanlış sayısının dörtte biri çıkarılarak bulunuyor. Hesabı kendin yaptığında hangi derste yanlışların doğrularını yediğini elinle görüyorsun.
  3. Yanlışları üçe ayır. Bilmiyordum · biliyordum ama yaptım · zaman yetmedi. Üçünün tamiri farklı ve aynı torbaya atıldıklarında hiçbiri tamir edilmiyor.
  4. Hata defterine yalnızca ikinci grubu yaz. Bildiğin hâlde yaptıkların. Bir sayfaya soru, bir sayfaya niye. Sınavdan önceki son üç günde okuyacağın tek şey bu defter.
  5. Birinci gruptan en fazla iki konu seç. Haftanın konu tekrarı o iki konu. Sekiz konu seçen kimse sekizini de yapmıyor.

Üçüncü maddede çoğu kişinin en kalabalık grubu ikinci grup çıkıyor ve bu iyi haber: bilgi eksiği değil, dikkat ve hız meselesi; iki hafta içinde düzeliyor.

Gerçek bir haftanın şekli

Okul var, kurs ya da etüt var, servis var. Dokuz saatlik programlar bunları yok sayarak yazıldığı için çarşambaya kadar dayanıyor. Sığan bir hafta şöyle görünüyor:

Gün Okuldan sonra Akşam · 2 × 50 Yatmadan · 1 × 25
Pzt Servis: 20 soru, telefondan değil kitaptan Konu 1 (denemenin gösterdiği) Boş kâğıt: konu 1
Sal Dinlenme, ders yok Konu 2 Boş kâğıt: konu 1 + 2
Çar 30 dk paragraf ya da problem Konu 2 devam Hata defteri, 15 dk
Per Dinlenme Eksik kalan ne varsa Boş kâğıt: haftanın tamamı
Cum Erken yat — —
Cmt TYT denemesi, tam süre Analiz, aynı gün Hata defteri
Paz AYT denemesi, tam süre Analiz, aynı gün Kapalı

Dört şey bu tabloyu ayakta tutuyor.

Cuma akşamı boş. Cumartesi sabahı deneme var ve yorgun çözülen deneme, yanlış bir teşhis üretiyor. Yanlış teşhis, haftanın tamamını yanlış yere harcatıyor.

Analiz denemeyle aynı gün. Ertesi güne bırakılan analiz yapılmıyor; yapıldığında da o soruyu neden yanlış yaptığını artık hatırlamıyorsun.

Boş kâğıt, akşamın kısa bloğu. On beş yirmi dakika, önünde not yok, hatırladığını yaz, sonra kendi boşluklarını kendin işaretle. Haftanın işinin büyük kısmını sessizce bu blok yapıyor — Pomodoro ile ders çalışmanın tamamı da aslında bu üç dakikanın etrafında kurulu.

Bir gün gerçekten boş. Yukarıda pazar akşamı. Yazılı bir izin, çöküşten farklı bir şey; ve yüz günün ortasında bir yerde bir gün mutlaka gidecek. Hangi gün olacağını sen seçersen o gün kayıp olmuyor.

Günde kaç saat çalışmam gerekiyor?

Bunun bir doğru cevabı yok ve sana rakam veren herkes, senin okulunu, yol süreni ve uykunu bilmeden tahmin yürütüyor.

Kullanılabilir bir ölçü şu: bugünkü çalışmanı yarın da tekrarlayabilir misin? Cevap hayırsa bugünkü sayı senin sayın değil. On gün üst üste sürdürebildiğin toplam, tek bir pazar günü çıkardığın kahramanlıktan fazla net getiriyor.

Bir de kaçırılan günlerin kuralı var, çünkü kaçıracaksın: bir gün kaçırmak veridir, iki gün üst üste kaçırmak yeni düzendir. Seriyi ayakta tutan şey hiç kaçırmamak değil, ikinci günü kurtarmak.

Son hafta ve uyku

Son yedi günde net artmıyor. Artan tek şey, sınav sabahı ne kadar dinlenmiş olacağın.

Uyku saatini sınavdan iki hafta önce kaydırmaya başla, bir günde değil. Her gün on beş dakika erken yat; iki haftada bir buçuk saat yer değiştirmiş oluyor. Sınavdan önceki gece “erken yatayım” demek, o gece uyuyamamanın en yaygın sebebi.

Son üç gün: hata defteri, formüller, bir de sınav sabahının provası. Denemeyi sınav saatinde çöz — saatin kaç olduğu ÖSYM’nin kılavuzunda yazıyor ve bedeninin o saatte uyanık olmaya alışması, üç konu tekrarından değerli.

Cumartesi TYT, pazar AYT. İki ayrı gün, iki ayrı uyku. Cumartesi akşamı yapılacak tek şey pazarı beklemek; cumartesinin sorularını konuşmak değil.

Bu plan ne zaman yanlış

Alan değiştirdiysen. Yüz gün kala bölüm ya da alan değiştiriyorsan bu bir elde tutma dönemi değil, sıkıştırılmış bir öğrenme dönemi ve tablo sana uymuyor. Konu sayısını azalt, hedefi netleştir ve birinden yardım al.

Okul devamsızlığın sınırdaysa. Devamsızlık hakkını çalışmak için harcamak, ilk haftalarda ucuz görünen ve haziranda pahalıya patlayan bir işlem. Kurallar okuluna göre değişiyor; müdür yardımcısına iyi bir günde sor, sınırda olduğun gün değil.

Uykun ya da sağlığın bozuksa. Sürekli baş ağrısı, üç haftadır süren uykusuzluk, yemek yiyememek — bunlar bir çalışma programının çözebileceği şeyler değil. Bunu bir hekime söylemek, o hafta çözeceğin bütün sorulardan önemli.

Bir de plan tutmuyorsa: hata genelde planın kendisinde değil, zamanlayıcıyı kurmadan önce yapılan kurulumda. Adı konmamış bir konu, kol mesafesindeki bir telefon ve hiç bakılmayan bir hafta, üç ayrı program yazsan da aynı sonucu veriyor.

Akşamları tümüyle dağılıyorsa, sorun program değil günün son üç saatinin şekli olabilir; akşam rutininin nasıl kurulduğu ayrı bir konu ve bu yüz günde en çok o üç saati etkiliyor.


Fomodo seansları, ders başına dakikaları ve geçmişi tutuyor; böylece hafta sonu analizinde haftanın nereye gittiğini tahmin etmiyorsun. Uygulamanın bilmediği şey sınav tarihin. Bir tarihe geri sayım yok, kendini yazan bir program yok ve “bu hafta hiç matematik yaptın mı” diye soran bir uyarı yok. Yukarıdaki tablo kâğıtta doğuyor ya da hiç doğmuyor.

Küçük bir şeyi üstlenmiş durumda: her ders ayrı bir görev olabiliyor ve görev, en son hangi modda çalıştırıldığını hatırlıyor. Matematik elli dakikalık blok olarak açılıyor, kelime ezberi yirmi dakikalık tur olarak — ayarlara günde iki kez girmeden.

Önce deneme takvimini yaz. Konular ondan sonra geliyor ve listeyi sen değil deneme çıkarıyor.

MT
Minh Trần

Dikkat bilimi ve odak araçları tasarımı üzerine yazıyor.

Yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir